Üye Girişi


Kaplıca ve Termaller

 

 Şifalı Su

Bazı hastalık ve rahatsızlıkların nitelikli sıcak sularla tedavi edilmesi yaklaşımı, tarihin çok eski dönemlerinden beri kullanılmaktadır. Tarihçi Herodot (M.Ö. 484-425) ve hekim Hipokrat'ın (M.Ö. 460-370) yaşadığı çağlarda deneysel biçimlerde bu tedavi yönteminden yararlanıldığı bilinmektedir. Yurdumuzun değişik bölgelerinde çok eski tarihlerden beri kullanılan şifalı sıcak su işletmeleri bulunmaktadır. Türkiye, (şifalı sıcak suları da içine alan) sağlık turizmi açısından, uluslararası uzmanlık çevrelerinde bir cennet olarak kabul edilmektedir.

Günlük konuşma dilinde çermik, girme, ılıca, içme, içmece, kaplıca, kaynarca gibi değişik isimler verilen şifalı doğal sular, bilim alanında maden suları olarak anılmaktadır. Termal maden suları bazı ortak özelliklere sahiptir:
1- Bu suların sıcaklıkları 20°C'ın üzerindedir.
2-Bünyelerinde erimiş halde değişik tür ve oranlarda madensel tuzlar içerirler.
3- Bileşimlerinde karbon dioksit ve kükürtlü hidrojen gibi gazlarla bazı radyoaktif elemanlardan oluşan bir çeşitliliği bulundururlar.

Merkez Hamamlar

Eskişehir il merkezinde, Porsuk Nehrinin güney kısmında bulunan termal su kaynakları, tıbbi amaçlı olduğu kadar mevcut konaklama imkanları ile turizm amaçlı da kullanılmaktadır. 45 derece sıcaklığındaki termal sular, böbrek taşları, safra kesesi, gut ve cilt hastalıklarına iyi gelmektedir. Bu Hamamlardan bazılarının adları Has Otel Termal, Yeni Hamam, Erkekler Hamamı, Bahçeli Hamam v.b.dir.

Sakarılıca Kaplıcaları

Eskişehir'in 32 km. kuzeyinde yer alan Sakarıılıca Kaplıcaları, Mihalgazi ilçesinde ve Sakarıılıca Köyü sınırları içinde, ormanlarla kaplı bir alan içerisindedir. Sakarıılıca Kaplıcaları sularının sıcaklığı 18-56 derece arasında değişmekte olup, bikarbonatlı, magnezyumlu ve hipertermal özellikler göstermekte ve mide hastalıkları, romatizmal hastalıklar, kadın hastalıkları, kırık ve çıkıklar, sindirim ve beslenme bozukluğu hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. İl Özel İdaresine ait termal bir otelin yanı sıra Sakarıılıca Belediyesine ait değişik konaklama imkanları da bulunmaktadır.

Hamamkarahisar (Çardak) Kaplıcası

Sivrihisar'a 15 km. uzaklıktaki Hamamkarahisar Köyünde bulunan kaplıca, romatizma, sindirim sistemi hastalıkları, böbrek, idrar yolu hastalıkları, metabolizma bozuklukları ve sinir sisteminin uyarılmasında yararlıdır. Hamamkarahisar Kaplıcasında İl Özel İdaresine ait bir konaklama tesisi yer almaktadır.

Kızılinler

 Eskişehir'e 13 km. uzaklıkta Kızılinler Köyünde bulunan Kızılinler Kaplıcasının su sıcaklığı 38 derece olup, mide, böbrek, bağırsak, romatizma, kadın hastalıkları ve cilt hastalıkları tedavisinde yararlıdır.

Yarıkçı Hamamı

 Mihalıççık İlçesi, Yarıkçı Köyünün, Hamam Dağı'nın eteklerinde, Hamam Deresi kenarında bulunan Yarıkçı Hamamı suları 39 derece olup, kalsiyum karbonatlı ve kükürtlüdür. Romatizma, yara ve felçlere iyi gelmektedir.

Şifalı Suların Tedavi Amaçlı Kullanımı

 Çeşitli üniversiteler ve araştırma kuruluşları tarafından yapılan çalışmalarda söz konusu termal kaynakların romatizma türleri, mide-bağırsak-böbrek ve safra kesesi rahatsızlıkları, cilt hastalıkları, kısırlık ve kadın hastalıkları, kalp ve damar rahatsızlıkları, sinir ve baş ağrıları, şeker hastalığı, kırık-çıkık, nefes darlığı, astım, bronşit, sinirsel gerginlikler ve diğer bazı metabolizmik rahatsızlık ve hastalıkların tedavisinde değişen oranlarda iyileşme sağladığı görülmüştür. Doğal olarak termal kaynağın niteliklerine bağlı olarak sağladığı tedavi yararları farklıdır. Termal kaynak kullanımını içeren tedavilerden başarılı sonuç alabilmek için söz konusu tedavilerin doktor önerisi ve denetimi altında yapılması son derece önemlidir.

 Şifalı termal sulardan, kullanılan kaynağa ve doktor tarafından gerek görülen tedavi biçimine göre yararlanma biçimleri değişir. Bazı sular ile banyo yapılırken bazıları içilir. Çamur ve buhar banyoları olarak kullanım biçimleri de vardır. Kaplıca, ılıca vb ile iklim olanaklarından tedavi ve dinlenme amaçlı olarak yararlanma eylemine kür adı verilir.

Termal banyo kürleri
  İnsan vücudununkine yakın, 35-38°C aralığında sıcaklığa sahip olan maden suları ile yapılır. Genelde önerilen belli zaman aralıklarında termal su ile dolu bir banyo küvetine veya havuza girilerek gerçekleştirilir. Tüm vücut ile yapılan küre tam banyo, yarı beline kadar suya girilerek uygulanan türüne yarım banyo ve su kaynağının zengin olduğu merkezlerde duş mekanizması aracılığı ile uygulanan türüne duş banyosu adı verilir.
 Termal buhar kürleri
  Vücut sıcaklığının üzerinde olan sıcaklıklardaki maden suyu buharından yararlanılarak gerçekleştirilir. Uygulama biçimi, genelde buharın soluma yoluyla içe çekilmesi (inhalasyon) biçimindedir. Tedavi merkezinde sıcak su buharı, tavandaki veya zemindeki buhar delikleri aracılığı ile tedavi odasına iletilir. Sıcak su buharının cilt sorunlarının giderilmesinde de yararlı olduğu belirtilmektedir.
 İçme kürleri
  Bazı maden sularından tedavi amaçlı olarak içilerek yararlanılır. Belli zaman aralıklarında belli miktarlarda maden suyunun içilmesi biçiminde uygulanan bu tedavi türüne içme kürü adı verilir. Kürün ayrıntıları bu konuda uzman bir doktor tarafından belirlenmelidir. Genel olarak içten tedavi adını alan bu kürün deri altına şırınga, buğu, serpintileme, gargara, lavaj gibi türleri de vardır.
 Çamur kürü
  Bazı bölgelerde yüzeye çıkan maden suyu toprağın ıslanarak çamur halini almasına neden olur. Söz konusu çamur, suyun içindeki erimiş madenlerle doymuş halde bulunur. Çamur kürü, bu çamurun içine yatılması veya çamurun vücudun önerilen yerlerine sürülmesi biçiminde uygulanır. Bu tedavi biçiminde çamurun içinde erimiş olan kimyasal maddeler cildin gözeneklerinden içeriye sızarak hastalıklı dokuların tedavisi yönünde işlev görürler.

  Tıpta; erimiş mineraller içeren termal sularla yapılan kür uygulamalarına balneoterapi, tatlı sularla yapılan kür uygulamalarına hidroterapi, sağlıklı iklim ve ortamlarda bulunarak yapılan iklimsel kürlere klimaterapi ve deniz ikliminde deniz suyu ile yapılan kürlere talassoterapi, çamur banyosu halinde yapılan kürlere peloidoterapi, mağara mekanları kullanılarak uygulanan kürlere speleozerapi, güneş aracılığı ile uygulanan kürlere helioterapi adı verilmektedir. Genelde bu tedavi türleri, tıbbi termal tedavi ve dinlenme merkezlerinde fizik tedavi, rehabilitasyon, mekanoterapi, egzersiz, psikoterapi, diyet gibi yardımcı tedavilerle desteklenmektedir.
  Yukarıda sözü edilen kürlerin kişiler üzerinde yarattığı etkileri iki yönde ele almak mümkündür:
1 - Özel etkiler
2- Genel etkiler.
  Kürün özel etkisi; fiziksel açıdan suyun fiziksel özelliği, sıcaklığı, hidrostatik basıncı, özgül ağırlığı, buna bağlı olarak kaldırma kuvveti ve iletkenliği ile oluşur. Suyun kimyasal özelliklerine bağlı olarak oluşan özel etkinin kaynakları, sudaki mineral ve gazların türü, yoğunluğu ve vücut tarafından emilme kapasitesidir. Ayrıca kaplıcanın bulunduğu yerin iklimi, yerel radyasyon özellikleri, havanın sıcaklığı ve nem oranı, basınç, rüzgar özellikleri, elektriksel iyon yoğunluğu kürün vücut üzerindeki özel etkilerinde değişiklikler yaratır. Ayrıca maden suyunun kaynağı dolayında bulunan bitki örtüsü ve hayvan toplulukları, suyun fiziksel ve kimyasal değişime uğramasına, neden olarak özel etkileri olumlu veya olumsuz yönlendirebilir.
  Kürün (doktor denetiminde) sürekli ve düzenli olarak uygulanmasıyla elde edilen olumlu değişikliğe genel etki adı verilir ki kür uygulamasının birincil amacı bu tedavi etkisini elde edebilmektir. Genel etki fikri,
1- Hastalığa neden olan etmenlerin ortadan kaldırılmasını,
2- Eksiği tamamlamayı,
3- Kimyasal maddeler aracılığı ile organ fonksiyonlarının yönlendirilmesini,
4- Tembih etme ve egzersiz tedavisi yapılmasını içerir.

 

Eskişehir'deki Kaplıcalar ve Tedavi Edici Özellikleri

 Kaplıca  Açıklama 
Sıcak Sular, Hamamlar Romatizma ,Sinir sistemi rahatsızlıkları, Hastalık ve ameliyat sonrasırahatsızlıklar, Metabolizma bozuklukları
Sarıcakaya Sakarıılıca Kaplıcası (Mihalgazi - Gümele)  Romatizma, İç salgı sistemi hastalıkları,Sinir sistemi rahatsızlıkları Sindirim sistemi rahatsızlıkları, Böbrek ve idrar yolu rahatsızlıkları Kadın hastalıkları, Hastalık ve ameliyat sonrası rahatsızlıklar , Metabolizma bozuklukları
Hasırca Kaplıcası  Romatizma, Kalp-damar hastalıkları, Dolaşım hastalıkları, Sinir sistemi rahatsızlıkları, Metabolizma bozuklukları,
Kızılinler Kaplıcası  Romatizma, Siyatik, Nevralji, Kadın hastalıkları
Günyüzü Hamamkarahisar Kaplıcası (Çardak)  Romatizma, Sinir sistemi rahatsızlıkları, Sindirim sistemi rahatsızlıkları, Böbrek ve idrar yolu rahatsızlıkları, Metabolizma bozuklukları
İnönü Kaplıca ve Ilıcaları  Sayfiye yeri
Mihalıççık Yarıkçı Kaplıcası  Romatizma, Kalp-damar hastalıkları, Böbrek ve idrar yolu rahatsızlıkları, Metabolizma bozuklukları
Alpu Uyuzhamam Kaplıcası  Deri hastalıkları
Sivrihisar Gümüşkonak Ilıcası Ağrılı hastalıklar
Ilıcaköy Ilıcası  Ağrılı hastalıklar
Seyitgazi Alpanos Ilıcası  Romatizma Deri hastalıkları
Çifteler İhsaniye Ilıcası (Ilıcabaşı)  Romatizma, Deri Hastalıkları
Çifteler Hamamı  Ağrılı hastalıklar
Sivrihisar Kumacık Hamamı Yıkanma amaçlı. Kiliseden dönüştürülmüş
Sivrihisar Seyyide Hamamı  Yıkanma amaçlı
Sivrihisar Küçük Hamam Yıkanma amaçlı

 

 

Eskişehir'de Sıcak Su Kültürü
   Eskişehir gibi su kentlerinin kendilerine özgü su kültürleri olması son derece olağandır. Hamam geleneği, hamam folkloru da su kültürünün vazgeçilmez parçalarıdır. Pek çok yörede olduğu gibi Eskişehir'de de hamamla ilgili folklorik gelenekler giderek unutulmaktadır. Eskişehir'in yerli ahalisi için hamamlar yalnızca yıkanmaya, temizlenmeye yarayan mekanlar değildir. Hamamlar geçmişte ve kısmen de olsa günümüzde bir sosyal boyut taşırlar. Kent merkezinde yer alan çok sayıdaki hamam eş, dost ve akraba hanımların düğün, kırk uçurma ve benzeri gerekçelerle bir araya geldikleri, kimi zaman müstakbel gelin adaylarının belirlendiği, beğenildiği sosyal mekanlardır.... Gün gelir hamamlar, hanımların eğlendikleri, dinlendikleri bir yer haline geliverir.
   Geleneğin yaşanmakta olduğu 1970'lerin sonlarına kadar sadece düğün ve benzeri gerekçelerle değil; yıkanmak, temizlenmek için bile hamama gitmek bir tören, bir ritüeldi. Hamam için günler öncesinden hazırlıklar başlar, ipekli hamam bohçalarına en az üç parçadan oluşan havlu takımları, gümüş tas, gümüş kakmalı fildişi taraklar, sedef veya gümüş kakmalı nalınlar, en güzel kokulu sabunlar konur... hamamın soyunma bölümünde giyinirken kerevetlerin üzerine sermek için su bezi denilen yaygılar hazırlanırdı.Daha eski zamanlarda bavul kullanılmadığından hamama bohça ile gidilirdi. Bohçalar atlas ve değişik türde ipek kumaştan yapılır; üstü işlemeli olurdu. En az üç parçadan oluştuğu belirtilen havlu takımları sarı veya beyaz sırma işlemeli ya da mahrama adı verilen hesap işli olurdu. Hamama giderken . çoğu kez evlerde dolmalar, börekler hazırlanır veya evin erkekleri öğleye doğru hamama çarşı fırınların¬da pişirilmiş güveç gönderirlerdi.
   Yıkanmaya çıplak gidilmediğinden hamama girerken fıta veya futa adı verilen ipekten yapılmış peştamallarla sarınılır, yıkanma çoğu kez bir defileye dönüşürdü. Eğer ... gelin hamamı gibi bir nedenle hamama gitmek söz konusu ise düğün evi genellikle en popüler hamamlardan birini o gün için kiralardı. Hamama yalnızca düğün evi tarafından çağrılı olanlar giderdi.... hamam takımlarının en güzelleri böylesi günlerde ortaya çıkartılır, en gösterişli giysiler o güne saklanırdı. Hamama gelen kadınlar tüm takılarını takarlardı. Hamama giren ve hamamdan çıkan konuklara yiyecekler, içecekler ikram edilirdi. ... Gelin de en gösterişli peştamalıyla hamama girer, yaşlıların ellerini öper, yaşıtlarıyla kucaklaşır, bekar olanlarına 'darısı senin de başına' temennisinde bulunurdu. Gelin ve genç kızlar hamamda kurna başında türküler, şarkılar söyler ve oynayıp eğlenirlerdi.
   Hamama payton (fayton) veya landon adı verilen bir veya iki atın çektiği mevsime göre açık veya kapalı arabalarla gidilirdi. Bu arabalar ya hamam önünde bekletilir veya çıkış saatinde arabacıların yıkananları gelip almaları tembihlenirdi. Daha sonraki yıllarda faytonların yerini taksiler aldı; ekonomik duruma bağlı olarak hamamdan eve taksiyle dönme alışkanlığı hala sürmektedir. Gelin hamamı dışında bir de loğusa hamamı geleneği vardır. Doğumun kırkıncı gününü takiben doğum yapan kadın, akrabaları ve yeni doğmuş çocuk hamama götürülürdü. Loğusa hamamında cıngıl adı verilen bir ipe dizili anahtar, kilit, delik para gibi nesneler son yıkanma suyunun içine konur, nazara karşı koruması için anne ve çocuğun başından aşağı ..." üç kez "...dökülürdü."
   Doğuma ilişkin sağlık hizmetlerinin yaygın olarak yerel ebeler tarafından verildiği dönemlerde; doğum günü geçen (doğumu gecikmiş) kadınlara"... ebeler hamama gitmelerini ve sıcak havuz içinde oturmalarını önerirdi, doğum günü yaklaştıkça hamama gidilirse doğumun kolay olacağına inanılırdı. ..."
   XX. yüzyılın başlarında (özellikle Sarısungur Suyu kente ulaştırılmadan önce) yerel hamamların yıkanma dışında bir diğer fonksiyonu da çamaşırhane olmalarıydı. Birkaç ailenin bir araya gelmesiyle belli zaman aralıklarında bir hamam kiralanarak uzun süreli birikmiş çamaşır veya benzeri eşyaların yıkanma işlemi gerçekleştirilirdi. Ayrıca söz konusu tarihlerde Yukarı Mahalle Debboy'da, Akarbaşı'nda, Yediler'de üstü kapalı çamaşırhaneler bulunmaktaydı.
   Bir su kenti olan Eskişehir'de şifalı sıcak su kaynakları ve hamamların önemi, tarihsel ve kültürel düzeydedir. Hamam ve sıcak su olgusu türküler, maniler ve deyişlerle kendini kentin tarihine kazımıştır. Bu kentte yaşayanların sıcak su tutkusu, "Eskişehir'in kızı anam der ağlar, hamam der ağlar" deyişiyle ifade edilmiştir.

 

.