
| Sona Bilgin |  | |
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
| Ağaç direkte asılı, babamla amcamın fotoğrafı arasında kimsenin bilmediği sıkı bir bağ kurmuştum. Ayrılığın kara ipini siyah beyaz fotoğrafa bakarak çözmeye çalışıyordum. Kimse görmeden, ayağımın altına sandalyeyi koyuyor, siyah beyaz fotoğrafı okşuyordum. Yüzlerine her baktığımda hikâyelerinin acılarla dolu olduğunu, içe kapanış duruşlarından, seziyordum. Kalbimdeki çoğalan özlemle konuşuyordum onlarla. Geniş omuzlu, parlak yüzlü bu iki insan algımın genişlemesine yardımcı oluyorlardı. Gün geçtikçe gönlümde önem kazanan, siyah beyaz fotoğraf, darda kaldığımda içimdeki ses oluyordu. Gaz lambasının fitili tükendiği zaman, babam ve amcamın ışık saçan yüzleri ile aydınlanıyordu odam. Bana huzur veren siyah beyaz fotoğraflarını ne zaman çektirdiklerini düşünmüyor değildim; fakat ne önemi vardı ki zamanın ve yerin. Önemli olan bu iki güzel insanın fotoğraflarının sabah akşam bakışlarımda asılı kalmalarıydı. Soğuk Şehir Ardan’ ın sıcak yürekli insanı. Sona BİLGİN
.
|