|
Güç, kadına doğmadan önce annesinin yüreğinde verilir. Anne karnında tanışır minik kız sonradan üzerine örtülecek güç peleriniyle. Daha orada, daracık yerde üç kere boğazına dolanan kordon bağıyla savaşmaya başlar. Elbette ki galip gelen minik kız olur ve annesiyle göz göze geldiğinde o yeşil gözlerden fışkıran gücün sevdalısı olacağını anlar. Ben güçlüyüm Ben güçlüyüm Ben güçlüyüm Sultanlığın devri başlar. Annesinin koynundaki prenses, öğrenir güçlü kadın tacını takmanın bedellerini… Hayatta ne istediğini bilen ve bu amaç için çalışan güçlü kadın, yalnız kadındır.
Tek başına ayakları üzerinde duran, kimseye muhtaç olmayan ( aslında en çok sevgiye muhtaç olan ); Ekonomik özgürlüğü olan; İmzasını başarı diye atan; Ekmeğini taştan çıkaran; İş hayatında sert, otoriter, kuralcı olan; Aynı anda hem kahvaltıyı kuran, hem çocuğunu giydiren, hem de iki dirhem bir çekirdek kendini güne hazırlayan; Çevresine kalın duvarlar ören, kimsenin bu duvarı yıkmasına izin vermeyen; Deliler gibi işte, hizmetçi gibi ev de çalışan; Akıllı, zeki, başarılı, haksızlığa hayır deyip, dürüstlükten ödün vermeyen; Az dostu olan; Üzüldüğünde yalnızlığıyla bunu paylaşan; Ağla(ma)yan; Gözyaşlarını yastıklara akıtan; Sağduyusu galip gelen; İçindeki çocuk değil olması gereken kişi olan; Mantığını duygularının arkasına saklamayan; Sorumluluk abidesi olan; Her durum karşısında hep dik durmasını bilen; Önünde oluşan sorun yumağının düğümlerini bir bir çözen; Sevgiyi hayatının merkezine koyup etrafını akıl ve mantıkla ören; Omuzlarında dünyayı taşırken çocuğunun ‘anne’ diye sarılmasıyla hafifleyiveren; Kapısına gelip dert yananlara çare bulan ama kendi derdini yalnız çözen; Çok çalışan, çok yorulan, az belli eden; Sevdiği adamın hayatını kolaylaştırmak için ağlayıp sızlanmayan; Hem erkeğinin hem de kendi yerine her şeyi düşünen; Kurduğu hayaller iskambil kâğıtlarından yapılan kuleler gibi yıkılan, ama bu enkazın altından çıkmayı başaran; Tutulmamış sözlere, yaşanmamış mutluluklara gözlerini kapayan; Ölümlere, ayrılıklara, yarım kalan kaderlere yüreği kanayan; Kendisine zarar vermiş, üzmüş, kırmış insanları da affetmeyi başaran; ‘Yıkılmadım ayaktayım’ diyen, yoluna yepyeni ufuklar açarak devam eden; Etrafında ordudan bir kalabalık olduğu halde yapayalnız olandır güçlü kadın. Doğrusu şu ki, erkekler arkadaş ya da sıkı dost olmak için güçlü kadınları seçer ama bu kadınla ömür geçirmek korkutur onları. İkili ilişkilerde ipleri onun eline vermek istemezler. Aslında güçlü kadın, akıllı erkeğin seçimidir.
Acaba her şeyin üstesinden gelmek, yorulmak bilmeden çabalamak isterler mi?
Kadın penceresinden bakıldığında görünen ise, her ‘ben güçlüyüm’ün ardında sığınılacak bir liman, ağlanılacak bir omuz, sevilecek bir yürek özleminin olduğudur. 
.
|